Nefesin insan sağlığındaki önemi düşünüldüğünde nefes terapinin ne kadar değerli olduğu karşımıza çıkıyor. Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki nefesi etkin olarak kullanılabilmesi sağlığımıza çok şey katacaktır. Geçmişten günümüze, bir çok kültürde nefesin farklı şekillerde kullanılması bize ışık tutmaktadır. Bizler geçmişten aldığımız güçle, bilimsel olarak desteklenmiş verilerle her zaman bizimle hazır olan nefesi en üst seviyeye taşıyabiliriz. Bunu gerçekleştirdiğimizde insanlığa sunabileceğimiz en muhteşem hizmet olacaktır.


"NEFESİN YOLCULUĞU"

Nefes terapinin en basit şekli ağıt yakmak. Anadolu insanı biliyor, duyguyu nasıl çözeceğini. Yas durumundan en kolay nasıl çıkacağını. İçindeki şifacıya kulak veriyor. Akciğerlerini açmak, enerjisini yükseltmek için vuruyor böğrüne. Sternu- mun yani göğsünün tam ortası: Reni7- Çi denizi- Timüs- Kalp. Ruh biliyor neye ihtiyacı var. Teslim olunca gelen iç sese, başlıyor şifa vermeye. Hem kendine hem bütüne...

Anadolu toprağında Nefes adı çok yerde geçer;

  • Nefeslenmek, rahatlamak anlamında kullanılır.
  • Geniş yelpazeden baktığımızda tasavvufta çok derin manalarını görürüz. Nefes, ilahi aşkla yanan kalbin, aydınlığa ulaşması ile kalbin yanmasının azalması, yani refaha kavuşmasıdır. Buna nefeslenmek de denir. Bu refah hali ile aşığın duyguları dillenir, “nefes”- “deyiş” ismini alarak yayılır.
  • Anadolu’da, aydınlanma veya kendini bilmek için kalpteki sırra ermekten söz edilir. Bu sırra ermek için nefes kullanılır. Dile gelen söz: “Kalpteki Sırra Erdiren Nefesin Kudretidir”. Bu sırra erenlere de “nefes ehli” - “hal ehli” denir.
  • Nefes terapiye farklı kültürlerde farklı şekillerde rastlıyoruz. Budist rahipler, Şamanlar, Yogiler, Bektaşiler, Mevleviler, Sufiler kendi ritüellerinde hep nefes uygulamaları kullanmışlardır.
  • Hu nefesin çıkış sesidir, kalben şükür halidir. Bebek büyütürken “Hu Nenni, Hu Nenni” denmesinin sebebi belki de budur. Büyüklerin kalplerindeki sevgi ve şükür hali bu ses ile bebeğe ulaşır.
  • “Nefes etmek” söylemi, şifa, nazara karşı ve dua etmek için kullanılır. Bu yüzden şifacılar için de “nefesi kuvvetli” deyimi kullanılır.
  • Anadolu’da her söz bir yaratımdır. Nefese “buyruk” da denilir. Nefes ile ağızdan çıkan her bir sözün yaratım gücü olduğuna inanılır. Bu bilince sahip olanlar, bu bilinçle özenle konuşur ve nefesi de özenle alır verirler.

Bu kitapta nefesin her halini bulacaksın;

  • Dua olup isteğini evrene duyuracak,
  • Şiir olup gönle dokunacak,
  • Şifa olup derde derman olacak,
  • Kudret olup kendindeki cevheri bulduracak,
  • Varlığının ispatı olup seni evrene duyuracak.

Görünürdeki Nefes yolculuğu doğumda alınan ilk nefesle başlar. Verilemeyen son nefesle biter. Görünmeyen diğer tarafı ise ilk varoluştan günümüze herkesin yolculuğudur. İçine tüm evrenin bilgisini almış olan nefes, kimi zaman tekâmül aracı, kimi zaman yol gösterici, kimi zaman da gönüllere hitap eden bir akış gerçekliğidir. Her şeyin ötesinde, “Nefes Hakikattir, Ledün İlmidir, Tevhiddir”. Hedefimiz gerçekliğimize yol almak ise “Nefesimiz Rehberimiz, Kudretimizdir”.

  • Nefes kapasiteni artırmak,
  • Nefesle ilgili sorun varsa sorunu gidermek,
  • Bedensel ve psikolojik tam iyilik halini yakalamak ve sürdürebilmek,
  • Mevcut bir tedavi var ise tedaviye destek sağlamak,
  • Kişisel gelişim ve öze yönelik çalışmak için,

Nefesimizi iyi bilmeli ve kullanabilmeliyiz.

Kaynak: Kudret-i Nefes kitabı Yazanlar: Havvanur Keleş, Yasemin Selamoğlu, Seyda Ok Aydoğan